Enlerin çocuğu olmak…

“En güzel benim kızım”

“En yakışıklı benim oğlum”

“Maçtaki, en muhteşem gol sana aitti”

“Sınıftaki en akıllı çocuk sensin”

“Senin yaptığın resim sergideki en güzel resimdi”

En güzel, en başarılı, en harika, en…

Bir Çin Atasözü derki “Dünya üzerinde bir tek güzel çocuk vardır, bütün anneler de ona sahiptir”. Elbette ki bütün anne ve babalar için çocuğu en özel, en güzel ve en başarılıdır. Anne babaların bundan farklı hissetmelerini beklemek doğru değildir.

Anne baba olarak bizler sıklıkla çocuğumuzun güzel, önemli yanlarını ve başarılarını överiz. Övgülerimizle başarılarını destekler ve çocuğun daha da güdülenmesini sağlarız. Başarıları karşısında övgüleri alan çocuğun daha azimli, başarma konusunda daha istekli olacağı bir gerçektir.

 

adımYeni yeni adım atma denemeleri yapan bebeğin annesi tarafından “aferin” sana diye övülmesi ve üstüne birde alkışlanmasının ne kadar etkili olduğunu hepimiz gözlemlemişizdir. Bu güzel alkışları alan bebek tekrar tekrar denemelere devam eder ve sonunda bir gün bakarız ki başarılı bir şeklide yürüyor. Övgülerin ne kadar kıymetli olduğunu deneyimlerimiz sonucunda gören biz yetişkinler, övgüyü öğrenme sürecinde olan çocuklarımız için sıkça kullanmaya başlarız.

Hemen her konuda, her başarıda çocuğu övmeli miyiz?

Övgüleri en etkili nasıl kullanmalıyız?

Övgüyü hangi koşullarda kullanmalıyız?

Acaba hemen her şeyde olduğu gibi övgünün fazlası da zararlı mıdır?

Övgünün; kim tarafından yapıldığı ve övgüyü yaparken ki ses tonu, duruş ve bakışlar, kullanılan sözcükler, ne için yapıldığı ve sıklığı son derece önemlidir. Her gece yatmadan önce dişlerini fırçalayan çocuğumuzu alkışlayıp, aferin demek gereksizdir. Diş fırçalamanın; düzenli olarak yerine getirilmesi gereken bir sorumluluk olduğunu çocuğun kavraması gerekir. Ama diş fırçalamaya başladığı ilk dönemde “aferin işte böyle fırçalayacağız” diyerek destek ve onay vermek davranışı pekiştirmek açısından önemlidir. Davranış pekiştikten sonra ara ara geri bildirimler vermek gerekebilir bunun içinde “dişlerine özen göstermen çok güzel” ya da “her gece yatmadan önce dişlerini fırçalamaya özen gösteriyorsun seni tebrik ederim” demek yeterli olacaktır. Bu aşamada “büyüyünce inci gibi dişlerin olacak” ya da “büyüyüp genç kız olduğunda en güzel dişler senin olacak” gibi abartılı övgülerden kaçınmak gerekir. Çünkü ileride dişlerinin nasıl olacağını, çürük mü, düzgün mü olacağını hiç birimiz bilemeyiz. Bahsi geçtiği şekilde inci gibi dişleri olmaması halinde çocuğumuz hayal kırıklığı yaşayabilir.

Çocuklar gelişme döneminde iken hızlı bir öğrenme sürecine girerler. Bu süreçte övgüler (hatta biraz abartılı bile olsa) yeni davranışları ve becerileri öğretmede ve öğrenilenleri pekiştirmede son derece önemli iken yaş büyüdükçe anlamını değiştirebilir. Küçük çocuğa verilen abartılı övgüler motive edici iken yaş büyüdükçe sizin beklentilerinizin yüksek olduğu hissini çocuğa verebilir. Küçük çocuğun çatalı ağzına götürmesini alkışlar ve “bravo, aferin” nidaları ile karşılamamız ne kadar motive edici ise ilkokula giden çocuğun sınav notunu “harikasın, en yüksek notu sen aldın, en başarılı sensin” şeklinde övmemiz bir o kadar tehlikelidir. Bu durumda çocuğa; ondan beklentilerimizin ne kadar yüksek olduğu, hep iyisini beklediğimiz ve başarılı olduğu zamanlar da onunla gurur duyduğumuz, zayıf not alması halinde hayal kırıklığı yaşayacağımız mesajını vermiş oluruz.

anaokulu_uyum_anne_cocuk

Övgülerde içerik ve kullanılan sözcükler son derece önemlidir. Gerçekçi övgülerle önemli kazanımlar sağlanırken içi boş veya abartılı övgüler ileride yaşanacak hayal kırıklıklarının zeminini hazırlayabilir.

“Sen herkes tarafından çok seviliyorsun” diyerek büyütülen bir çocuk yaşamının herhangi bir sürecinde arkadaşı tarafından reddedilebilir,

“Sen bir matematik dehasısın” diyerek övülen bir çocuk lisede matematik sınavından zayıf alabilir,

“En yakışıklı benim oğlum” sesleri ile büyüyen ve delikanlı olan gencimiz hoşlandığı kız tarafından çekici bulunmayabilir,

“Benim kızım ince ve narin bir su perisi gibi” sözleri ile büyüyen kızımız ergenlik döneminde kilo alıp tombullaşabilir,

“Benim oğlum ressam olacak” diyerek resimlerinin güzelliği övülmek istenen oğlumuz aslında dozer operatörü olmak istiyor olabilir.

ders

Çocukların zekalarını ve güzelliklerini övmekten çok bir işi yapmadaki azmi, çabası ve isteğine odaklanmak ve onları övmek daha doğru olur.

“Matematik sınavında en yüksek notu sen almışsın” yerine “Bu güzel notu almak için disiplinli çalıştın seni tebrik ederim” demek daha uygun olacaktır.

Çocuğun sürekli olarak güçlü yanını övmek diğer özelliklerini geliştirmekte isteksiz olmasına neden olabilir. Ayrıca bu güçlü yanını yitirdiği zaman hayal kırıklığı yaşayacak kendisini yetersiz ve işe yaramaz hissedecektir.

Övgüde kullanılan sözcüklerde çocuğun kendisine değil davranışına yer vermek gerekir.

“Harikasın, çok süpersin” yerine “Odanı çok güzel toplamışsın”, “Kıyafetlerini bu şekilde katlaman çok iyi olmuş hem de dolapta daha fazla boş alan kalmış” demek doğru olur.

Övgülerde detay vermekte çocuğun konuya daha fazla dikkat etmesine neden olduğu gibi kendini geliştirme yönünde ışık tutucu olacaktır.

“Çok iyisin sınıfını geçmişsin” yerine “Aferin! Sınıfını geçtin. Bunun için ne kadar çalıştığını biliyorum” deyin. Sınıfını geçmeseydi iyi ve değerli olmayacak mıydı?

Çocuğumuzun her durumda en olması hepimizin isteği ve hayalidir. Tüm anne babaların çabaları ve emekleri bunun içindir. Ama asıl amacımız gerçekçi, hayal ürünü olmayan gerçekçi enler yaratmak olmalıdır…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir