Çocuğun cebindeki hazineler…

San Franciscolu fotoğraf sanatçısı Melissa Kaseman sosyal medyada kendi eseri olan bir fotoğraf serisini paylaştı. “Anaokuluna Giden Bir Çocuğun Cebinden Çıkan Hazineler” ismini verdiği fotoğraf serisi, anaokuluna giden oğlunun her gün eve geldiğinde cebinden çıkanları fotoğraflamasıyla ortaya çıkmış.

“Çocukluğun büyüsü çabucak geçip gidiyor. Calder’ın cebinde bulduğum nesneler onun çocukluğunu, hayal gücünü ve bir ‘hazine’ bulmayı temsil ediyor” diye de açıklıyor anne Kaseman.1

Bu fotoğraflarda neler yok ki… Küçük oyuncaklar, pullar, boncuklar, yırtık kağıt parçaları, lastik toka, oyuncak araba, ipler…

Baktığınız zaman fotoğrafları son derece sıcak bulabilir hatta küçük bir çocuğun sevimliği olarak kabul edebilirsiniz.

Peki, o çocuk sizin çocuğunuz olsa ve her gün eve cebinde kendine ait olmayan eşyalar ile gelse ne düşünürsünüz? Eyvah çocuğumun çalma huyu var, hırsızlık yapıyor, arkadaşları onu hırsız olarak tanıyacak, bu davranışı nasıl söndürebilirim, belki ileride daha önemli ve pahalı şeyleri çalmaya başlayacak diye düşünmez misiniz? Düşündükçe kaygılanır kaygılandıkça da karamsarlığa kapılabilirsiniz.  2

Hemen hemen her anne baba ufakta olsa çocuğunda başkasına ait bir eşyayı eve getirme, izinsiz alma ya da “bu benim olsun mu?” ısrarlarını yaşamıştır.

Okul öncesi dönemde bu izinsiz alma ve eve getirme vakalarını çalma ya da hırsızlık olarak adlandırmak hata olur. Bu dönem çocukların benmerkezci olduğu, dünyanın kendi etraflarında döndüğünü düşündükleri özel bir dönemdir. Bu dönemde her oyuncakla oynanabilir, her beğenilen şeye anında sahip olunabilir, her şeye dokunulabilir, çok beğenilirse eve götürebilir düşüncesi hakimdir. Yaşanan bu duygular sonucu çocuk kendine ait olmayan eşyaları alır ya da izinsiz sahip olmak ister.

Okul öncesi dönem çocuklarında mülkiyet kavramı da gelişmemiştir. Okulun oyuncağı, arkadaşımın kalemi, komşu çocuğun topu gibi kavramlar ona son derece uzaktır. Okul onun okulu olduğuna göre okulda oynadığı arabayı akşam eve götürebilir, bunda bir sakınca yoktur. Komşuda okuduğu ve çok beğendiği hikaye kitabını evde de okumak isterse diye yanına alabilir. Aslında bu izinsiz almaların altında saf ve iyi niyetli olarak “sahiplenme” duygusu yatmaktadır. Bu duygularla yapılan sahiplenmeye (ç)alma demek haksızlık olur, bu olsa olsa almadır.3

Okul öncesi dönemde başkasına ait eşyayı almaya; benmerkezcilik, inat ve ısrar, başkasının eşyası olduğunu anlamama, özenme ya da beğenme ve yaş dönemi özellikleri neden olmaktadır.

Peki, ne yapalım? Bırakalım çocuk başkasına ait eşyaları alsın mı?

Tabi ki olumsuz davranışları söndürmek, alışkanlık haline gelmeden de unutturmak gerekir. İleriki yaşlarda bu davranışın çalmaya dönüşmemesi için doğru yaklaşımlar uygulanmalı ve gerekli tedbirler alınmalıdır.4

  • Çocuğu kesinlikle hırsızlıkla suçlanmayın.
  • Bu tür davranışlarında asla bağırmayın ve ceza vermeyin.
  • “Benim” “Senin” ve “Başkasının” kavramlarını yaş dönemine uygun olarak öğretin.
  • Başkasına ait eşyaları alırken izin alınması gerektiğini öğretin ve ona ait eşyaları alırken sizde ondan izin isteyin. Çocukların her zaman doğru rol modellere ihtiyacı vardır.
  • Eşyalarının başkası tarafından izinsiz alınması halinde hangi duyguları yaşayacağı hakkında sohbet edin. Kendi duygularından yola çıkarak karşı tarafı anlamasını sağlayın.
  • Ona ait eşyaları onun onayı olmadan başkalarına vermeyin.
  • Çocuklar çok iyi dinleyicidirler. Onların yanında iken insanlarda dürüstlük kalmadığından çalmadan, yalan söylemeden ya da hile yapmadan zengin olunamayacağı tarzında sohbetler etmek sakıncalı durumlar yaratır. Çalma davranışına ait örnekler verirken, övücü ve hak verici sözler kullanmaktan sakınmak gerekir.
  • İzinsiz aldığı ya da eve getirdiği kendisine ait olmayan eşyayı özür dilerek karşı tarafa iade etmesini sağlayın.
  • Okula ait eşyaların ortak olduğunu ve okuldaki herkes tarafından kullanıldığını anlatın. Çocukların okula ait oyuncakları evlerine götürmeleri halinde bir süre sonra okulda oynayacak oyuncak kalmayacağını fark etmesini sağlayın.
  • Bir şeyi istediği zaman nasıl elde edeceğini ve doğru yollarını öğretin. İzin istemek, anne babadan satın almasını istemek, para biriktirip almak…
  • Dürüst ve doğru davranışlarını ödüllendirin.5
  • Hangi yaş döneminde olursa olsun bu hatayı yapan çocuğunuza yabancıların yanında mahcup edecek ve utandıracak sözler söylemeyin.
  • Yaptığı hatayı telafi etmesini sağlayın. Aldığını geri iade etmek, yerine yenisini almak ya da parasını ödemek…
  • “Bu eşya sana ait değil, başkasına ait. Senin olsun istiyorsun anlayabiliyorum ama izinsiz alman doğru değil. Şimdi sahibine geri vermemiz gerekiyor” demek uygundur.
  • Komşu eve gidildiği zaman çocuklar “bu benim olsun” “bunu eve götürmek istiyorum” şeklinde ısrarlarda bulunabilirler. Böyle bir durumda ya eşya alınmamalı ya da alınıyor ise en kısa sürede komşuya iade edilmesi sağlanmalıdır. Eşyayı geri vermeyi unutmak, duyarsız kalmak bu davranışın pekişmesine neden olabilir.
  • En önemlisi çocuğun ruhsal ihtiyacı olan sevgiyi, ilgiyi ve güveni içten gelerek vererek onun bu alandaki eksikliğini gidermek gerekir.
  • Duygularını, sıkıntılarını ve tepkilerini açıkça ifade edebileceği olanaklar sağlamakta son derece önemlidir.

Okul çağında devam eden izinsiz almalar ya da çalmalar üzerinde daha dikkatli durulmalıdır. Bu yaş döneminde artık çocuğun doğru davranışı öğrenmiş olması ve izinsiz almaması beklenir. Olumsuz davranışın devam etmesi halinde altında başka sebepler yatabileceği için uzman yardımı almakta fayda vardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir