Kardeş kavgalarında nasıl tutum izlenmeli…

Aramızdan pek çoğumuz; ablamıza ya da abimize kızgınlık duymuş, küçük kardeşimizin canını acıtmak istemiş, kardeşimizin elindeki bir şeyi zorla almak istemiş hatta o vermeyince ufak da olsa fiziksel şiddet uygulamış olabiliriz.

Rekabet, paylaşamamak, kardeşi kıskanmak gibi olumsuz duygular arkasından kavga ve çekişmeleri getirebilir. Kardeşler arasında minik çekişmeler, ufak dargınlıklar, küslükler olabileceği gibi sözel ve fiziksel şiddetin olduğu birbirine zarar veren kavgalarda yaşanabilir. Bazı ufak çekişmeler aile içerisinde düzeni bozmadan atlatılabilir. Fakat şiddetli kavgalar tüm huzurun kaçmasına neden olabilir.

Bazen kardeş kavgaları (tabi burada bahsettiğimiz birbirine fiziksel ya da duygusal zarar veren şiddetli kavgalar değil) çocukların problem çözme becerilerinin gelişmesine yardımcı olur. Kişiler arasında anlaşmazlıklar olabileceğini ama bir şekilde uzlaşma yolunun bulunabileceğini kardeş ilişkileri sayesinde öğrenmek mümkündür.

kavga 1

Peki; kardeş kavgalarında anne babalar nasıl davranmalı…

  • Temelde kardeş kavgalarının doğal olduğunu unutmamak gerekir. Arkadaş ile sorun yaşanabildiği gibi kardeş ile de sorun yaşanabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta kavgaların fiziksel ya da duygusal zarar verecek boyuta gelmemesidir.
  • Kardeş kavgalarında anne babalar taraf tutmamalıdır. İlk günden itibaren çocuklarınızın kavgalarında hakem görevi yapar iseniz her kavgada sizi olaya dahil etmek isteyeceklerdir. Önemli olan sorunu sizin çözmeniz değil çözüm yolunu çocukların bulmasını sağlamaktır. “Seni dinledim, şimdi olayı birde kardeşinden dinlemek istiyorum, bakalım o bu konuda ne düşünüyor sonra çözümü hep beraber bulacağız”  “Sorun kardeşinin kalemini izinsiz alması ise bunu ona senin söylemen daha doğru olur” “İkinizde aynı araba ile oynamak istiyorsanız aranızda bir anlaşma yapıp sıralamaya koyabilirsiniz. Hatta kullanma sürenize birlikte karar verelim bende size saatin alarmı ayarlayayım. Alarm çaldığında arabayı birbirinize vereceksiniz”
  • Kardeşler; arkadaşlık ilişkilerinde olduğu gibi önce kavga eder, sonra problemi çözer ve yeniden oyun oynamaya devam ederler. Bu nedenle biraz sabırlı olup olaya hemen müdahale etmeden uzaktan izlemek gerekir. Ama olay birbirlerine zarar verme boyutuna dönüşürse o anda engel olunmalıdır.
  • Çocukça çatışmalar ve kavgalar iletişim becerilerini geliştirmek için bir araçtır. Çocuklar kavga etseler bile kin tutmazlar. Kavganın kindarlık olmadığını böylece öğrenmiş olurlar.
  • Kavgalar hep birinin sinmesi, içine kapanması ya da hep alttan alması şeklinde sonlanıyorsa anne baba müdahalesine gerek vardır.
  • Kavgalarda fiziksel şiddet olabileceği gibi sözel incitmeler, hakaretlerde olabilir burada da anne baba müdahalesine gerek vardır. Net bir tavırla fiziksel ve sözel saldırılara izin verilmeyeceği çocuklara anlatılmalıdır.  “Kardeşine bu şeklide konuşmana izin veremem hemen özür dile” “Kesinlikle birbirinize vuramazsınız. Bu ailemiz için kabul edilmeyecek bir davranıştır”…Bu uyarılara rağmen olumsuz davranışın devam etmesi halinde; “Şu anda birbirinize zarar verdiğiniz için bir arada durmanıza izin vermiyorum. Herkes odasına gidip bir süre nerede hata yaptığını düşünecek” diyerek mola verilmelidir. Molaların süresi çok uzun tutulmamalıdır. Mola süresinin sonunda çocuklarla hangi davranışlarının hatalı olduğu, nasıl davranmaları gerektiği hakkında konuşulmalıdır. Bu konuşmaların nasihat etme, birinin tarafını tutma ya da haklı haksız arama tarzında olmamasına özen gösterilmelidir.
  • “Yine sen mi problem çıkarttın” ya da “Yine ne yaptın da abin sana kızdı” gibi kardeşlerden sadece birini hedef alan suçlamalardan kaçınılmalıdır. Bu sözler o çocuğa sen suçlusun, sen yaramazsın, hep problemleri sen çıkarıyorsun mesajı verirken diğer çocuğa sen haklısın, o hep yaramaz, ben senin tarafındayım mesajını verecektir.
  • Çocuklar arasında sözel saldırı söz konusu olduğunda “Kardeşine böyle konuşmana asla izin veremem” diyerek net tavır sergiliyoruz. Ama bu net tavırların tüm kardeşler için eşit olmasına dikkat etmeliyiz. “Abine böyle konuşamazsın” diyerek küçük çocuğa engel olurken, abinin küçük kardeşine aynı sözleri söylemesine göz yummak doğru değildir. Kardeşlerin eşit haklara sahip olduklarını ve çocuklar arasında ayırım yapmayacağınızı sözleriniz ve davranışlarınız ile hissettirmelisiniz.kavga 2
  • Kardeşler arasındaki sorunu dinlerken bunu bir soruşturma havasına döndürmemek gerekir. Çocuklardan biri gözlemini aktarınca diğerine dönüp “Böylemi yaptın” demek direk olarak sorgulama mesajı verecektir. Bunun yerine “Sizin yerinizde ben olsaydım… yapardım. Peki, sizin bu sorunu çözmek için önerileriniz ne?” diyerek yol gösterici ve çözüme odaklı konuşma yapmak gerekir. Çözüm yollarını çocuklar kendileri buldukları zaman daha kolay kabullenir ve istekle uygularlar.
  • Kardeşler arasında uyulması gereken kurallar listesi yapabilirsiniz. Bu listeyi yaparken çocukların ayrı ayrı düşüncelerine yer vermek önemlidir. (Tabi ki çocukların bu kuralları algılayabilecek yaş düzeyinde olmaları son derece önemli).
    Örneğin; ortak odayı kullanıyorlar ve kullanımdan dolayı problemler yaşanıyor ise oda kuralları hazırlayabilirsiniz. Yapılan listenin altına çocuklar; bu kurallara uyacaklarına dair söz vererek imzalarını atmalılar. Liste odada görülen bir yere asılmalıdır. Kurallar ihlal edildiğinde veya sorun çıktığı zaman tek yapacağınız listeyi gösterip, “Bu kuralları hep beraber hazırladık ve sende uyacağına söz verdin. Lütfen kurallara uymak için daha fazla çaba sarf et. Fakat bu kurallar hakkında başka bir düşüncen var ise bunu yeniden konuşabiliriz” deyin.
    Evin tüm kurallarını tek listede toplamak sakıncalı olur. Uzun listeler sıkıcı olduğu gibi çok madde olmasından dolayı unutulmaya da neden olabilir. Oda kuralları, oyun oynama kuralları veya ders çalışma kuralları gibi parçalara bölmek daha uygun olacaktır.
    Tüm sorunları aynı anda çözmeye çalışmayın. Bir sorun hakkında liste yapıp uygulamaya koyduktan sonra bunun alışkanlık haline gelmesi için bekleyin. Bir alışkanlık kazanıldıktan sonra diğer sorun için liste hazırlamak daha uygun olacaktır.
  • Her çocuğun özel ve önemli olduğunu göz ardı etmeyelim. Çocukta olsalar onlarda bir birey ve istemedikleri şeyleri onlara zorla yaptırmamak lazım. Kardeşlerin birbirlerinin sınırlarını ve değer verdikleri şeyleri öğrenip ona göre davranmaları gerekir.
    “Kardeşin şimdi top oynamak istiyor hadi onu biraz bahçeye çıkar”
    “Mavi kazağını kardeşin giymek istiyor ona ver ”…diyerek çocuğu istemediği şeyleri yapmaya zorlamamak uygun olacaktır. Bu zorlamalar çocuğu mutsuz edecektir. Mutsuz olan çocuk diğer kardeşe karşı kinlenmeye başlayabilir.
  • Tartışma veya kavga sırasındaki olumlu davranışlara dikkat çekmek son derece önemlidir.  “Kardeşin senin saçını çektiği halde senin ona zarar vermemem çok iyi, seni tebrik ederim” diyerek olumlu davranışı ön plana çıkarmak olumsuz davranışların sayısını ve frekansını azaltacaktır.
  • Ortak hareket edebilecekleri ve bir hedefe beraber ulaşacakları aktiviteler oluşturun. Beraber kek yapma, kendi odalarının şekline karar verip düzenleme yapma, birlikte kitap okuma saatleri, akşam yemek üzere meyve salatası hazırlama, ortak resim yapıp onu çerçeveleyerek odalarına asmak…kavga 3
  • Her şeyin eşit olması için gereksiz çaba sarf etmeyin. Kardeşine zarar verdiği için oyun oynamasına izin vermediğiniz çocuğunuz:
    “Ayşe’ye izin verdin ben neden yapamıyorum” dediği zaman “Kardeşin kuralları bozmadığı için oyun oynamaya devam edecek” diyerek neden kendisine izin vermediğinizi açık bir dille ifade edin.
  • Kardeşleri kesinlikle birbirleriyle kıyaslamayın.
    “Kardeşin daha uslu”
    “O odayı daha güzel topluyor”… bu tarz söylemler rekabeti arttırıcı özellik taşımaktadır.
  • Çocuklarınız birbirini becerilerinden dolayı kıskandığı zaman;
    “Abin çok iyi futbol oynuyor evet kabul ediyorum ama sende başarılı bir şekilde matematik problemlerini çözüyorsun” diyerek onların güçlü yanlarına dikkat çekin.
  • Sınırlar koyun, her çocuğun sınıra ihtiyacı vardır. Davranışlarının karşılığının ne olduğunu bilsinler. Tabi ki kurallar ve sınırlar makul olmalı. Çocukların haklarını istismar etmeden yapılmalıdır.
  • Çocuklarınıza aile kavramını, ailenin bireylerinin birbirine desteğini ve yardımlaşmanın önemini öğretin ve sıkça vurgulayın. “Biz bir aileyiz, yardımlaşmalıyız, birbirimizi korumalıyız”…
  • Bazen anne babalar kıskançlık duygusu yaşayan çocuğa ayrıcalıklı davranırlar.
    “O zaten kardeşten dolayı çok üzgün”
    “Zaten kardeşini kıskanıyor, yemek yemiyor, zayıfladı gitti”…aşırı tolerans ve ilgi ile aslında çocuğun kıskançlık duygularını ödüllendirmiş olabilirsiniz.
  • Çocuklarınıza duyduğunuz sevginizi eşit bir şeklide ve dışa vurarak gösterin. Onlara sık sık sarılın,kucaklayın,öpün…“Sizi seviyorum” “İyi ki varsınız”… sevgi sözcüklerini sık sık söyleyin.

Bahsi geçen tüm zorluk ve sıkıntılara rağmen çocuk sahibi olmakta, kardeş sahibi olmakta son derece keyiflidir. Yeter ki herkese, her koşulda gereken değeri ve önemi verebilelim. Ve eğer onlara sahip değilsek onların yerini tutabilecek, sevgimizi verebileceğimiz evlatlar, kardeş gibi arkadaşlar bulma şansımızın her zaman olduğunu unutmayalım. Yeter ki isteyelim…

 

Comments are closed.