Kardeş kıskançlığını azaltmada anne baba tutumları nasıl olmalıdır?

Kardeşler arası kıskançlığı tamamen yok etmek mümkün değildir. Ama anne baba tutumları ve doğru yaklaşımlar ile en aza indirgemek mümkündür. Doğumdan önce ve doğumdan sonra alınacak tedbirler ile kardeşler arası iletişim olumlu yöne çekilebilir.

tutum 2

Doğumdan önceki yaklaşımlar

  • İlk çocuk evin tek çocuğu konumunda iken sevgi / ilgi yeteri kadar ve yerinde verilmelidir. Hemen her isteğinin yerine getirilmesi sakıncalı durumlar yaratabilir. İkinci bir çocuğun doğması halinde ayrılacak zaman ve gösterilecek ilginin azalabileceği düşünülerek hareket edilmelidir.
  • Yeni doğacak bebekle ilgili olarak büyük çocuk bilgilendirilmelidir. Bu bilgilendirme hamilelik döneminin başlangıcında yapılmalı son ana kadar beklenmemelidir. Özellikle kardeşinin olacağını başkalarından öğrenmesi, anne babaya duyulan güvenin sarsılmasına neden olur.
  • Çocuğu bebeğin gelişine hazırlarken kaygılı duruş sergilenmemelidir. Çocuklar anne babalarının yüz ifadelerini çok güzel okurlar. Annemle babam çok huzursuz demek ki benimde kaygılı olmam lazım düşüncesi yaratmamak gerekir.
  • “Kesinlikle korkma seni daha çok seveceğiz”, “Sakın kıskanma”, “Ona ne alırsak aynısını sana da alacağız” şeklinde kaygı uyandıracak ve kıskançlığı destekleyecek konuşmalardan kaçınmak gerekir.
  • Bebekle ilgili hazırlıklarda (yatak alma, oyuncak seçimi, bebeğin ismini seçme…) ve aşamalarda büyük çocuğun fikri de alınarak sürece dahil edilmelidir.
  • Bebek için yapılan hazırlıklarda büyük çocuğun alışkanlıkları düşünülerek hareket edilmeli ve çocuğun düzenini bozacak kararlar almamaya özen gösterilmelidir. Anne babasının odasında yatan çocuğun yatağı “Artık bizim odamızda kardeşin yatacak” diyerek başka odaya alınması sakıncalıdır. Bu çocuğa terk ediliyor hissi verecektir. Büyük çocuğun ayrı bir odada yatması gerekiyor ise bu düzenleme hamilelik sürecinden önce yapılmalıdır. Hamilelik ve yeni bebeğin eve gelme döneminde bu tarzda ani değişiklikler yapamamak doğru bir yaklaşımdır. Aynı şekilde kendi odasında yatmaya alışmış çocuğu da kardeşini kıskanmasın diye anne babanın odasına almak sakıncalıdır.
  • Yeni bebek doğmadan; büyük çocuğun bakım sürecine aileden başka bir yetişkinin sorumluluk alarak dahil olması uygun olacaktır. Yemek yedirme, uykuya yatırma gibi aşamalarda başka bir bireyin devreye girmesi ve çocuğun bu süreci kabullenmesi yeni bebek doğduğu zaman yaşanacak adaptasyonun alt zeminini oluşturacaktır. Bu süreçte bu sorumlulukları babanın alması daha uygundur.

tutum 1

Doğum sonrası yaklaşımlar

  • Anne ve baba çocuklarının bakımı konusunda sorumlulukları paylaşmalıdır. Anne bebek ile ilgilenirken baba büyük çocukla zaman geçirmeli ya da onun ihtiyaçlarını karşılamada yardımcı olmalıdır.
  • Büyük çocuğun günlük rutinleri (yemek yeme, uyuma zamanı, banyo vakti…) alışkın olduğu şekilde devam ettirilmelidir.
  • Parka gitme, oyun oynama zamanlarında baba daha aktif görev almalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; anne baba arasında çocuklar paylaşılmış havasını yaratmamaktır. Sürekli olarak anne bebekle baba da büyük çocukla ilgilenirse çocukların paylaşılmış olduğu imajı yerleşebilir. Anne fırsat buldukça bebek yanlarında olmadan büyük çocuğu ile geçireceği özel zamanlar yaratmalıdır. Beraber yapmaktan hoşlandıkları aktiviteleri yapmak yerinde bir davranış olacaktır. Bu zamanlarda da baba bebek bakımı devralmalıdır.
  • Aile büyüklerinin ya da misafirlerin ziyaretleri esnasında bebekten çok büyük çocukla ilgilenmesi sağlanmalı gerekirse bu yönde yönlendirmeler yapılmalıdır.
  • Çocuğun yanında bebeği sevme konusunda hassas davranılmalı, aşırı hareketlerden kaçınılmalıdır. Bebeği sevdikten sonra dönüp hemen büyük çocuğu sevmek biraz yapay bir görüntü oluşturacaktır.
  • Bebeğin düzeninin bozulmasına neden olduğu için çocuğu azarlamak uygun değildir. Sakin bir ses tonu ile kızmadan davranışının yanlışlığı anlatılmalı ya da çocuğun dikkati başka yöne çekilmelidir. Bebek uyurken gürültü yapan ve bağıran bir çocuğu (ki burada amaç küçük kardeşi uyandırıp huzursuz etmek olabilir) “Şimdi kardeşini uyandıracaksın” şeklinde azarlamak yerine “Şu anda sessizlik olmasını sağlamalıyız gel bizde resim yapalım” demek daha uygun olacaktır.
  • Bebeğe zarar gelecek endişesi ile büyük çocuğu sürekli ondan uzak tutmak kıskançlığın dozunu daha da arttırabilir.
  • Büyük çocuğun tuvalet eğitimi ya da kendi başına yemek yeme gibi becerilerin kazandırılması yeni bebeğin doğum sürecine denk getirilmemelidir.
  • Bebeğin bakım sürecinde büyük çocuktan yardım istemek uygundur. Kardeşinin biberonunu getirmek, çıngırakla oynatmak, emziğini vermek… Bu tarz yardımlar büyük çocukta koruyuculuk duygularının gelişmesini sağlayacaktır.
  • Kardeşe duyulan kıskançlık hissi için çocuk suçlanmamalı. “O senin kardeşin hiç insan kardeşini kıskanır mı?” demek sakıncalıdır. Tekrarlamış gibi oluyorum ama kıskançlığın doğal bir duygu olduğunu unutmayalım.
  • Büyük çocukla albümlere bakmak, onun bebeklik eşyalarını incelemek ve bebeklik anıları hakkında konuşmak rahatlaması açısından fayda sağlayacaktır. Bu sayede bebeğin geçirdiği süreç hakkında daha fazla fikir sahibi olacak ve annenin niye bebeğe uzun zaman ayırması gerektiğini anlamış olacak.
  • Büyük çocuğun anaokuluna başlaması yeni kardeşin doğduğu zamana denk getirilmemelidir. Anneanne ya da babaanne gibi uzaktaki aile büyüklerinin yanına göndermek aynı şeklide hiç uygun değildir. Çocuğun bu dönemde evden uzaklaştırılması; terk edildin, seni sevmiyoruz, bu evde istemiyoruz mesajı verecektir.
  • Bebeğin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme konusunda yeterli olmaması nedeniyle ona daha fazla zaman ayrılması gerektiği yaşına uygun ifadelerle anlatılmalıdır.tutum 3
  • Her bireyin kendine ait özel alanı ve eşyaları olması gerektiği asla unutulmamalıdır. Kardeşlerin her şeylerini paylaşmalarını beklemek doğru değildir. Tam tersine kardeşlerin birbirine saygı duymaları ve özel alanları ile özel eşyaları olabileceğini öğrenmeleri ve kabul etmeleri gerekir.
  • Anne babalar genelde çocukları arasında ayırım yapmadıklarını ifade ederler. Fakat farkında olmadan bazen ayırım yapabilirler. Kimi büyük, kimi küçük olduğu için… Kimini güçlü, kimini güçsüz bulduğundan… Kimi kız, kimi erkek olduğundan… Bazıları sevdiği, bazıları sevmediği birine benzediğinden… Bazen bir çocuğa tüm hayallerini bağladığından, bazen bir çocuk onu hayal kırıklığına uğrattığından… Anne babasının sevgisi için rekabet eden çocuklarını daha iyisini yapabilsinler diye yarıştırırlar. “O başardı. Sen niye başaramıyorsun?”… Çocuklar arasında rekabeti destekleyecek, birbirlerini rakip görmeye neden olacak kıyaslamalardan kaçınmak gerekir.
  • Büyük çocuğun küçük kardeşine ablalık ya da abilik yapmasını beklemek doğru değildir. Adından anlaşıldığı gibi oda hala bir çocuktur. Bir çocuğun sorumluluğunu diğerine yüklemek haksızlıktır. Çocuklara bakmanın ve korumanın anne babanın sorumluğu olduğu unutulmamalıdır.
  • Yeni bir çocuk; ilk çocuk kardeş istediği için değil, anne ve baba uygun bulduğu için yapılmalıdır. Kıskançlık ortaya çıktığı zaman “Sen istedin” demek büyük hata olacaktır.
  • Bebek büyüdükçe kardeşlerin ortak hedef için uğraşı verebilecekleri atmosferler yaratmak ilişkilerini güçlendirmek açısından önemlidir. Beraber resim yapmak, anne için kahvaltı hazırlamak, babalar günü için babaya hediye hazırlamak…
  • Kardeş önemli olmakla birlikte, tek çocuk sorunlu demek değildir. Önemli olan onu sosyal ve başkalarıyla paylaşmayı bilen bir birey olarak yetiştirmektir.

Gelecek yazı…

Kardeş kavgalarında nasıl tutum izlenmeli…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir