Kardeş kıskançlığı…

Sevdiğiniz kişiyi, eşinizi, sevgilinizi ya da çocuğunuzu bir başkası ile paylaşmak zorunda olduğunuzu düşünün. Olmaz öyle şey dediğinizi duyar gibiyim. Paylaşmayı bırakın düşüncesi bile rahatsızlık vermiştir. Yerine göre yemeğimizi, oyuncağımızı, giysimizi hiç zorlanmadan paylaşırken sevgiyi ve sevdiğimizi paylaşmak istemeyiz. Sevgiyi paylaşmak zordur. Sevginin olduğu yerde kıskançlıkta doğal olarak ortaya çıkar.

Peki, büyük çocuğumuzun kardeşi doğduktan sonra bizim sevgimizi ve ilgimizi paylaşmasını beklemek ve kardeşini kıskanmamasını istemek doğru mudur?

kıskançlık 2

Kardeşlik bir sevgi bağı oluştururken önemli sorunların da kaynağı olabilir. Kardeşimizi arkadaş seçer gibi seçme şansımız yoktur. Arkadaşımız ile aramızda sorun çıktığında araya mesafe koyma şansımız vardır. Kardeş ile böyle midir? Kardeşi ile sorun yaşamayan çocuklar olabileceği gibi sıkıntılı zamanlar yaşayan hatta yetişkinliğinde kardeşi ile araya mesafe koyanlar vardır.

Çocuklar yaşantılarının zor dönemlerinden birini kardeşleri doğduktan sonra yaşarlar. O güne kadar evin her tarafı ona ait, anne babanın, aile büyüklerinin ve çevredeki yetişkinlerin ilgi ve sevgisi üzerinde iken tüm bu keyfi yeni bebekle paylaşmak zorunda kalmak mutsuzluk kaynağı olabilir. Burada çocuğu asıl mutsuz eden şey kendisi için önemli bir varlık annesinin ilgisini, sevgisini ve kendisine ayrılan zamanı paylaşmak zorunda kalmasıdır.

Kardeşe duyulan kıskançlık, annenin hamileliğinin son dönemlerinden itibaren başlayabilir. Hamileliğin ilerlemesi ile beraber anne kendini daha yorgun hissetmeye başlar ve büyük çocuğa gösterilen ilgide, ayrılan sürede azalma olabilir. Sorunlarda bu aşamada baş göstermeye başlayacaktır.

Doğumdan önce ve bebek doğduktan sonra düzeni bozulan büyük çocuk kardeşine karşı olduğu düşünülen kızgınlık ve kırgınlık duyguları hissetmeye ve bunu da yansıtmaya başlayabilir. Aslında yaşanan bu olumsuz duygular kardeşten çok anne ve babaya karşıdır.

Kıskançlık sadece büyük çocuğun küçük kardeşi doğduğunda yaşadığı bir duygu değildir. Küçük çocuklarda büyük kardeşin becerilerini, ona tanınan hakları fark ettikçe ve onun karşısında kendini yetersiz bulmayla birlikte kıskançlık yaşamaya başlayabilir. Bazı anne babaların “büyük olan küçük kardeşini kıskanmıyor, bizim küçük çocuk ablasını/abisini kıskanıyor” dediğini duyarız.

Kıskançlığın derecesi kardeşler arasındaki yaş farkına göre farklılık gösterebilir. Çocuklar arasındaki yaş farkı az iken kıskanma oranı fazla, yaş farkı büyüdüğü zaman kıskanma oranı az görülebilir. Küçük yaşta anne baba ilgisine ve sevgisine daha fazla ihtiyaç duyulmasından dolayı kardeş kıskançlığına daha fazla rastlanmaktadır.

Kardeş kıskançlığının derecesini ve boyutunu çocukların doğum sırası da etkiler. İlk çocuk daha fazla ilgilenilmiş, daha fazla zaman ayrılmış bir çocuk olabilir ki genelde bu böyledir. Büyük çocuk önceden sahip olduğu bu ayrıcalığını sürdürmek ister. Bazı aileler de buna ortam hazırlarlar. Bu durum büyük çocuğun kendisini ayrıcalıklı görmesine, kardeşlerine yukarıdan bakmasına ve onların faaliyetlerine katılmamasına, paylaşım içinde olmamasına sebep olur.

kıskançlık 3

Ortanca çocuk, her zaman kendinin en az sevildiğini hisseden çocuktur. Kendini büyük kardeşi kadar önemli hissedemez ve küçük kardeşi kadar da sevildiğini bilemez. Sürekli olarak aile bireylerine kendini kanıtlama çabası içine girer. Ortanca çocuğun en büyük problemi değerli olmadığı hissine kapılmasıdır. Kimlik problemi yaşayabilir. “En büyüğümüz en başarılımız, küçük kardeşte en sevilenimiz, peki benim yerim ne? Ben anne ve babam için ne ifade ediyorum?” diye düşünebilir. Anne ve babasının  ona aile içinde en az diğer kardeşleri kadar önemli bir yeri olduğunu hissettirmesi gerekir.

Büyük çocuk ve ortanca çocuktan sonra dünyaya gelen küçük çocuğun konumu da onu zor durumlara sokabilir. Ailenin ilgi merkezi olarak en çok şımartılan kişi olan küçük çocuk diğer aile üyelerinin gözünde her zaman küçük çocuk olarak kalır. Şımartılarak ve aşırı ilgi görerek büyüyen küçük kardeş benmerkezci olmanın yanı sıra kendini diğer kardeşlerine göre yetersiz hissetme eğiliminde olabilir.

Kardeşler arasındaki kişilik farklılıkları da kıskançlık için zemin hazırlayabilir. Bir kardeş son derece disiplinli iken diğeri rahat, biri içene kapanık iken diğeri son derece sosyal olabilir. Bu farklılıklar kardeşler arasında çekişlere neden olabileceği gibi rekabet ortamını da yaratır.

Çevrenin tutum ve davranışları ve bazı söylemleri kıskançlık davranışlarını pekiştirici olabilir. “Kardeşin hızla büyüyor galiba senin boyunu geçecek”, “Keşke senin gözlerinde ablanın ki gibi mavi olsaydı” tarzında söylemleri yapamamak gerekli hallerde bu tarz konuşmaları yapabilecek yetişkinlere engel olmak gerekir.

Kardeş fikri ilk başlarda çocuğa çok heyecan verici gelebilir. Özellikle arkadaşlarının kardeşi olduğunu gören çocuk anne babasına kendisinin neden kardeşi olmadığını sorar ya da kardeş istediğini söyleyebilir. Bu davranışlardan umutlanan anne babalar yeni çocuk planı yapabilirler fakat sonuçta hayal kırıklığı yaşanabilir. Doğumdan sonra kardeş isteyen çocuk onu kıskanmaya, anne baba da “Kardeşi olmasını o istiyordu peki şimdi ne oldu” şaşkınlığını yaşayabilirler. Yeni bir çocuk dünyaya getirme düşüncesi tamamen anne babaya ait olan ve kesinlikle bir çocuğa yüklenmemesi gereken bir sorumluluktur.

kıskançlık 1

Kıskançlığın belirtileri

Kardeş kıskançlığı doğal bir duygu olmakla birlikte, her çocukta şiddeti ve dışa yansıtılması farklılık gösterebilir.

  • Kardeş kıskançlığı sevgi, acıma, koruma gibi olumlu duygular ile öfke, kızgınlık, nefret etme gibi olumsuz duyguların birleşiminden oluşmaktadır. Bu duygu karmaşası çocuğu oldukça rahatsız etmektedir.
  • Yeni kardeş gelene kadar anne babasının ve çevredeki bireylerin ilgi noktası olan çocuk, kardeşin doğumu ile birlikte ilgi ile birlikte sevgiyi de kaybettiğini düşünerek içine kapanır, iştahsız ve neşesiz haller sergileyebilir.
  • Yeme içme, uyku düzeni ve tuvalet alışkanlığında bozulmalar gözlemlenebilir. Kardeşi gibi çişini altına yapma, yemeğini annenin yedirmesini isteme, emzik emme gibi geri dönüş davranışları gözlemlenebilir.
  • Şimdiye kadar kendi odasında yatan çocuk anneye daha yakın olma isteği ile onunla beraber yatmak isteyebilir ve aile içinde yatak savaşları baş gösterebilir. Hele bir de yeni gelen bebek annenin odasında yatıyor ise büyük çocuk bu konuda daha fazla sıkıntı yaşayabilir.
  • Korkunç bir rüya gördüm bahanesi, karnım ağrıyor şikayetleri sıklıkla gelebilir. Bu tarz ağrı şikayetleri psikosomatik kaynaklı olup tamamen dikkat çekmek amaçlı olabilir. (Bu şikayetleri çok yakından takip edip gerçekçi olup olmadığına bakmak lazım. Süregelen ve devam eden şikayetler için doktora gitmek uygun olacaktır)
  • Sinirli ve huzursuz davranışlar olabilir. Çevredeki insanlara karşı öfkeli, eşyalara karşı saldırgan tavırlar sergileyebilir.
  • Bazı çocuklar kıskançlık duygularını açıkça dışa vurup bağırma, kardeşine vurma şeklinde yansıtırken bazıları da anne babadan alacakları tepkileri bildiklerinden fazla korumacı, çok seviyormuş gibi aşırı sevgi davranışları sergileyebilirler.
  • “Keşke hiç doğmasaydı”, “Ondan nefret ediyorum” şeklinde kıskançlık duygusunu sözel olarak ifade edebilir.
  • “Ne kadar pis kokuyor”, “Sürekli ağlıyor” tarzında bebeği anne babaya kötü gösterme çabaları olasıdır.
  • Özellikle bebeğin düzenini bozmaya yönelik davranışlar sergileyerek onun rahatsız olmasına neden olabilirler hatta bunun için ortam hazırlayabilirler. Tam bebek uyumuşken gürültülü bir şekilde oynamak, anne bebeği sakinleştirmek isterken sesli bir şekilde ağlamak…
  • Büyük çocuk okul döneminde ise anne ile küçük bebeği evde yalnız bırakmak istemediğinden okula gitmeyi reddedebilir.
  • Anne babaya sıkça onu sevip sevmediklerine dair sorular sorabilir. Bu tamamen sevgi konusunda ki kaygılarından ileri gelmektedir.

Başlangıçta da söylediğim gibi kıskançlığın doğal bir duygu olduğunu anne babaların kesinlikle unutmaması gerekir. Doğal olan bu duygu yoğunluğu ve verilen tepkiler doğru yaklaşımlarla ve alınacak tedbirlerle azaltılabilir.

Gelecek yazı…

Kardeş kıskançlığını azaltmada anne baba tutumları nasıl olmalıdır?

Comments are closed.