Oyuncakların cinsiyeti var mıdır?

Hediye seçimi yaparken kız çocuğu için bebeklere, erkek çocuğu için arabalara mı bakmam gerekiyor?

Kız çocukları her zaman bebekler, çay setleri, yumuşak dolgu hayvancıklarla, erkek çocukları da arabalar, tamir seti veya mekanik oyuncaklarla mı oynamalı?

Kızım abisinin arabası ile oynamak, oğlum da ablasının bebeğini ayağına alıp sallamak isterse ne hissetmeliyim? Nasıl davranmalıyım? Kaygılanıp, panik mi olmalıyım? Bir psikologa danışmalı mıyım?

Peki, oyuncak çocuğun cinsiyetine göre mi alınır?

Oyun; çocuğun en önemli uğraşısıdır. Çocuk oyun oynarken öğrenir, gelişir, deneyim kazanır, eğlenir, sosyalleşir, yaşamsal becerilerini geliştirir, büyür, hayata hazırlanır…

Oyunun en önemli aracıdır oyuncaklar. Kağıttan, tahtadan, plastikten yapılanları, bebeklere ya da büyük çocuklara yönelik olanları, zihinsel gelişimi, el becerilerini, dil gelişimini ya da motor becerileri vb. destekleyenleri… Bol seçenekli rengarenk oyuncakları raflarda görmek mümkün. Hatta bazen o kadar çok çeşit ve seçenek bir arada olur ki hem biz hem de çocuklar aralarından seçim yapmakta zorlanırız.

Erkek çocukları doğuştan getirdikleri hareketlilikleri ve ilgileri gereği arabalar, tabancalar, tamir setleri, lego gibi yapı-inşa oyuncaklarına yönelirken kızlar da kendi doğaları ve ilgileri gereği bebeklere, evcilik eşyalarına, kumaşlara, yumuşak dolgu oyuncaklara, makyaj setlerine yönelirler. Kız çocukları yemek yapma, bebeğe bakma gibi becerilerini annesini gözlemleyerek öğrenir, oyuncakları ile gözlemlerini tekrar ederek pratik yapar. Erkek çocuğu da tamir aletleri ile vidaları sıkar, çekiçle çakar, legolar ile robotlar, binalar inşa eder. Çünkü gözlemlemiştir babasını, eve gelen tamirciyi ya da bir inşaattaki mühendisi. Ne kadar da mutlu oluruz kızımız plastik çay seti ile babasına hayali çay ve kurabiye ikram ettiği zaman ya da oğlumuz “işte bu geleceğin süper robotu, insan gücüne gerek kalmadan arabaları tamir edecek” dediği zaman. Harika bir görüntüdür.  Belki de oğlumuz gelecekte mühendis olacak, kızımızda annesi gibi mutfak işlerinde çok becerikli olacak.

Bir kız çocuğu arada sırada abisinin arabalarıyla ya da tabancası ile oynamak isteyebilir. Bunu gördüğümüz zaman “aslan kızım, erkek gibi olacak” diyerek övünebiliriz. Çünkü hayata hazırlanan yavrumuz güçlü, dayanıklı hiçbir şeyden korkmayan erkek gibi kız olacaktır. Zorlu hayat şartlarına kolay dayanabilir düşüncesi ile mutluluğumuz daha da artabilir.

Peki, oğlumuz ablasının bebeğini, bebek arabasına koyup gezdirirse ya da annesinin misafirlerine çay seti ile ikramda bulunmak isterse ne düşünürüz? Alır bizi bir kaygı “neden kız eşyalarına ilgi gösteriyor” diye. Hemen “sen kız mısın, o kız oyuncağı, hiç erkek adam bebekle oynar mı?”   uyarısını yapar onu kızsal diye tanımladığımız oyuncaklardan hızlıca uzaklaştırırız. Bu davranışımız ile onu utandırdığımız gibi davranışlarını kısıtlamasına da sebep oluruz. Sağlıklı bir kişilik gelişimi için çocukların her iki cinsiyetin rollerini de oyuncaklarla deneyimlemeye ihtiyacı vardır.

Oyuncaklar çocukların becerilerini geliştiren, onları eğlendirirken hayata hazırlayan, yaşamsal becerilerini test ettikleri araçlar değil midir? Erkek çocuğu büyüyüp baba olduğu zaman yavrusunun bakımında eşine yardımcı olacaksa kızsal diye tanımladığımız aslında insani olan bu becerilere sahip olması gerekmiyor mu?

Zaman zaman oyuncağın çocuğa sağlayacağı gelişimsel kazanımlardan çok kızlara mı yoksa erkelere mi uygun olduğu ile daha fazla ilgilenebiliyoruz.  Oyuncak firmalarının ve mağazalarının bu ayrımı belirgin hale getirdiğini kız oyuncaklarını pembe renk, erkek oyuncaklarını mavi renk ağırlıklı hazırlayarak satışa sunduklarını görüyor, mağazada oyuncak seçerken  “alacağınız çocuk kız mı yoksa erkek mi?” sorusu ile karşılaşabiliyoruz. Aslında oyuncak seçerken; çocuğun yaşı, gelişim düzeyi, ilgileri, beceri düzeyi, oyuncağın sağlayacağı kazanımlar, oyuncağın tehlikeli olup olmadığı, yapımında kullanılan malzemenin sağlığa uygun olup olmadığı gibi dikkat etmemiz gereken önemli unsurlar vardır.

Bir yakınımızın kızına doğum günü hediyesi alırken tercihimi oyun hamuru ve kalıpları yönünde kullandım. Kasaya geldiğim zaman görevli bey “kız çocuğuna mı yoksa erkek çocuğuna mı aldınız” diye sordu. Neden? diye sorduğumda “hediyenizi çocuk kız ise pembe, erkek ise mavi paket kağıdına saracağım” cevabını aldım. Sonra bir baktım mağazada çalışan kadın personel pembe kazak, erkek personel mavi kazak giymiş. Neden mi? Mağaza sahipleri cinsiyete göre giyinmelerini istiyormuş. Cinsiyete göre giyinmek giysinin modeli ile ilişkilidir peki, renk seçimi ile cinsiyetin ilişkisi var mıdır? (bu konuya başka bir yazıda daha detaylı değinelim)

Yeri geldiğinde bir erkek akşam yemeği pişirmeli, bebeğini sallayarak uyutmalı ya da kucağında gazını çıkarabilmelidir. Onu daha küçük yaşlardan itibaren “bu kız eşyası, kız oyuncağı, erkekler bununla oynamaz, erkekler yemek yapmaz, sadece kızlar bebeğini uyutur” diyerek büyütürsek az önce saydığımız davranışları geliştirmesi biraz zor olur. Küçük yaşlardan itibaren gözlemlediği her olumlu davranışı deneyimlemesine fırsat tanımalıyız. Bırakalım özgürce çay fincanları ile oynasın, bebekleri yıkasın, kızlarla evcilik oynasın. Bu onun kendi cinsiyeti ile çatışma halinde olduğunu göstermez. Zaten doğası gereği biraz sonra tekrar arabalarla ya da tamir oyuncakları ile oynamaya devam edecektir.

Bu durum kız çocukları için de geçerlidir.

Bir kız gerektiği zaman çivi çakabilmeli, tornavida kullanarak bir vidayı sıkabilmeli, trafikte cesur bir şekilde araba kullanabilmeli… ama biz onu büyütürken “hiç kız tamir eşyaları ile oynar mı, senin bebeklerle oynaman gerekir, o erkek eşyası bırak bakayım elinden arabayı” diyerek büyütürsek erkek işi düşüncesini benimsetmiş oluruz. Hayata hazırlanmak, kendi ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek, büyümek ve gelişmek için gözlemlemek kadar deneyimlemek de gerekir.

Bırakalım çocuklarımız büyümeden önce oyunun ve oyuncakların tadını çıkarsınlar.

Bütün çocukların özgürce oyun oynayabilmeleri dileğiyle…