Özbakım becerilerinin kazandırılması…

Çocuklar doğdukları andan itibaren temel ihtiyaçlarının karşılanmasında anne-babasının bakımına ve yardımına ihtiyaç duyar. Hatta büyüme sürecinde doğru yaklaşımlar sergilenmez, gerekli fırsatlar verilmezse çocuk bir yetişkin olduğu zaman bile bakım ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda anne babaya gereksinim duyabilir. Okula başladığı zaman giyinemeyen, yemeğini yemek için desteğe ihtiyaç duyan, tuvalet ihtiyacını karşılamada zorlanan çocukları sıklıkla görürüz.

  • Yemek yeme,
  • Giyinme-soyunma,
  • Tuvalet ihtiyacını karşılama,
  • Kişisel bakım ve temizlik gibi temel ihtiyaçların, çocuğun kendisi tarafından karşılanmasına “özbakım” diyoruz.

Çocuğun bağımsız, kendine yeten, ihtiyaçlarını kendisi karşılayan ve kendine güvenen bir kişi olmasında özbakım becerilerini kazanmış olması önemli bir yer tutar. Ayrıca büyümenin en önemli göstergesi kişinin kendi ihtiyaçlarını kendisinin karşılayabilmesidir. Anne babalara “çocuğunuz için en çok ne istersiniz?” diye sorduğumuz zaman sıklıkla “kendi ihtiyaçlarını karşılayan ayakları üzerinde durabilen bir birey olsun” cevabını alırız. Unutmayalım ki kendi ayakları üzerinde durabilme kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme ile başlar.

Yemek yeme, tuvalet alışkanlığı, giyinme- soyunma gibi özbakım becerileri doğuştan gelmeyen sonradan kazanılan becerilerdir. Bu becerilerin kazanılma süresi çocuğun yaşına, gelişim sürecine ve ona tanınan fırsata bağlı olarak değişkenlik gösterir. Çocuğun bu becerileri kazanabilmesi için anne babasını gözlemleyebilmesi, onlardan destek alması ve deneme fırsatları bulması gerekir.çilek-yiyen-kız[1]

Okulöncesi dönem gelişimin en hızlı olduğu dönemdir. Ayrıca çocuğun öğrenmeye ve gelişmeye en açık olduğu dönem yine okulöncesi dönemdir. Bu dönemde çocuğa verdiğimiz eğitim, kazandırdığımız beceriler ve alışkanlıklar onu geleceğe hazırlamaktadır. Bununla birlikte, okulöncesi dönemde sosyal gelişimdeki hızlı ilerleme ile beraber çocuğun akranları tarafından kabulü büyük önem kazanmaktadır. Çocuğun kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi, temiz ve yaşına uygun giyinmesi, yemek yeme sırasında yaşından beklenen davranışları göstermesi kabulün düzeyini arttırmaktadır. Küçük çocuklar birbirlerine karşı eleştirilerde acımasız davranabilirler. Özbakım ihtiyaçlarını kendi başına karşılayamayan çocuklar “Aaa sen pantolonunu giyemiyor musun?” “Sen bebek misin neden yemeğini kendin yemiyorsun?” “Çişini altına yapmış” tarzında üzücü, canını acıtan eleştiriler ile karşı karşıya kalabilirler. Bu eleştirilerin sonucunda da çocuk kendini arkadaş ortamından uzaklaştırmayı tercih edecektir ki bu arzu ettiğimiz bir sonuç değildir.

Yemek yeme insanların en doğal ve temel gereksinimidir. Bu nedenle de çocukların en kolay bu beceriyi kazanacağı düşünülür. Yemek yeme alışkanlığını kazandırırken yapılan zorlamalar, ısrarcı davranışlar, yiyebileceği miktardan fazlasını yemeye zorlamak, yemek yesin diye her isteğin kabul edilmesi, sofra kuralları konmaması gibi bir takım hatalar ile bu doğal süreç çıkmaza sokulabilir. Sofra kurallarının başlangıçtan itibaren belirlenmesi, çocuğa çatal kaşık kullanmada model olma ve öğretme, dökerek bile olsa kendi başına yemesi için fırsat tanınması bu becerinin daha kolay kazanılmasını sağlayacaktır.giyinmek-ve-oyun-620x330[1]

Tuvalet eğitimine hem çocuğun hem de çocuktan sorumlu yetişkinlerin hazır olduğu dönemde başlanması uygundur. Çocuğun idrar yolları kas gelişiminin tamamlanmış ayrıca kendini ifade edebilme becerisinin de gelişmiş olması önemlidir. Bu kriterleri göz önünde bulundurduğumuz zaman tuvalet eğitimi için en uygun dönem 24 – 36 ay arasıdır. Çocuk daha küçükken başlanan eğitimlerde fiziksel gelişim yeterli olmadığı için çabalarınız başarısızlıkla sonuçlanabilir. Aynı şekilde zamanla söyler diye geciktirilen eğitimlerde hem birtakım ruhsal sıkıntılar yaşanabileceği gibi hem de becerinin gecikmesine neden oluruz. Tuvalet alışkanlığı kazandırma ile ilgili http://semaaydogan.com/cocuga-dair/tuvalet/ yazım ilginizi çekebilir.

Kişisel bakım ve temizlik alışkanlığı dediğimiz zaman diş fırçalama, saç bakımı, banyo yapma, el ve yüz temizliği ve kıyafete özen göstermenin yanında mevsime uygun giyinmeyi kastetmekteyiz. Bu alışkanlıklar daha çok doğru modelleri izleyerek kazanılır. Bu nedenle çocuğun bakımından sorumlu olan ve hemen her anı onunla paylaşan anne babanın kendi kişisel bakımlarına özen göstermeleri ve çocuklarına doğru rol model olmaları gerekir.

Giyinme-soyunma becerilerinde okul öncesi dönem çocukları öncelikle giysileri çıkartmayı daha sonra giymeyi öğrenirler. Bebeklikten itibaren çocuklar için düğmesiz, fermuarsız giysiler tercih edilir. Bu hem çocuğun rahat etmesi hem de kullanım kolaylığı açısından doğrudur. Bu rahat giysileri çocuk kolaylıkla çıkartabilir. Düğmeli, bağcıklı, fermuarlı giysilerin giyilmesi hem zihinsel süreçlerin gelişmesine hem de ince kas becerilerinin kazanılmasına doğrudan bağlıdır. İnce kasları yeterince gelişmeyen çocuk bağcık bağlama, düğme ilikleme gibi işlerde zorlanır. İnce kaslar çocuk büyüdükçe yaşı ile doğru orantılı olarak gelişir. Evde uygun zamanlarda giyinip soyunma, düğme açıp kapama, fermuar çekme gibi egzersizler yaptırmak bu alışkanlığı daha rahat kazanmasına yardımcı olacaktır. Evde hazırlayacağınız oyun materyalleri ile çocuğun giyinme soyunma ile ilgili el becerilerini geliştirmesine yardımcı olabilirsiniz.

Bununla ilgili olarak size birkaç ipucu:Resim 1 xx

Resim 1: Kutulardan yapabileceğiniz bu materyaller ile çocuğunuzun bağcık bağlama, fiyonk yapma, fermuar açma-kapama becerilerinin gelişimini destekleyebilirsiniz.Resim 2 xx

Resim 2: Bağcık bağlama, çıtçıt, cırt cırt, düğme ilikleme, fermuar açma-kapama becerilerinin hepsine yönelik hazırlayabileceğiniz bu materyaller ile çocuğunuz eğlenerek öğrenme fırsatı bulacaktır.

Tüm bu bilgelerden sonra;

Çocuğum hangi yaş döneminde hangi sorumlulukları yerine getirebilir?

Ona bu alışkanlıkları ne zaman kazandırmaya başlamalıyım?

sorularını sormanız doğaldır. Aşağıdaki bilgiler size bu konuda ışık tutacaktır.

Okulöncesi dönemde çocukların yaşa göre yerine getirebilecekleri özbakım becerileri nelerdir?

3 – 5 yaşındaki çocuklar…(36 – 60 Aylar arası)

  • Düğmesiz ve bağsız giysileri yardımsız giyer.
  • Yardımla saçını tarar.
  • Giysilerindeki büyük düğmeleri ilikler ve çözer.
  • Giysilerinin önünü-arkasını ayırt eder.
  • Ellerini yıkar.
  • Dişlerini fırçalar.
  • Sözel ipuçları ile tabakları, peçeteleri, çatal ve kaşıkları doğru yerleştirerek masa hazırlamaya yardım edebilir.
  • Boyuna uygun bir askıya ceketini veya hırkasını asar.
  • Masada kirlettiği kendine ait yeri temizler.
  • Gece gereksinim duyduğunda uyanır ve tuvalete gider ve sabah altı kuru uyanır.
  • Burnunu mendille siler.
  • Kendine ait eşyaları toplar.
  • Fırsat verilirse ev işlerine yardım edebilir.
  • Tuvalete gider, soyunur, altını siler, sifonu çeker, yardımsız giyinir.
  • Yardım ile bıçak kullanabilir.
  • Tüm zehirli maddelerden kendini koruyabilir.

6 yaşındaki çocuklar…(60 – 72 aylar arası)

  • Elini, yüzünü yıkar ve kurular.
  • Kendi kendine giyinip, soyunabilir.
  • Giysilerindeki düğmeleri çözer-ilikler.
  • Yemek yerken uygun araç-gereci kullanır.
  • Dişlerini yardımsız fırçalar.
  • Saçlarını tarar.
  • Bıçakla yumuşak nesneleri kesebilir.
  • Bıçakla ekmeğine yumuşak gıdaları sürebilir.
  • Ayakkabılarını bağlar ve fiyonk yapar.
  • Tabağına servis tabağından yiyecek alır.
  • Duruma ve hava şartlarına uygun giyeceklerini seçer.
  • Tuvalet gereksinimi ile ilgili işleri ve temizliğini kendi yapabilir.
  • Kendine sandviç hazırlayabilir.
  • Arabada emniyet kemerini kendi takabilir.

Kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen, ayakları üzerinde duran, becerilerinin farkında olan, güvenli çocuklar siz anne ve babalar sayesinde yetişmektedir. Emeklerinize sağlık…