Çocuğa kendini özel hissettiren cümleler

1

Günlük yaşantımızda evde ve işte pek çok sorumluluğu yerine getirirken çocuğumuza ve sevdiklerimize özel zaman ayırmamız gerekir. Aile bireylerine en çok da çocuğumuza zaman ayırırken dikkat etmemiz gereken önemli unsurlardan biri dinlemektir. Dinlemek sadece kulağımızın o kişide olması anlamına gelmemelidir. Burada bahsettiğimiz aktif bir şekilde yani başka bir işle ilgilenmeden, göz kontağı kurarak, sorularla konuyu daha iyi anlamaya çalıştığımız katılımcı bir dinlemedir. İş yaparken (yemek yaparken, televizyon izlerken, gazete okurken…) sadece “Hıhılarla” geçiştirilen dinlemeler çocuğunuza “şu an senden daha önemli bir işle ilgileniyorum” mesajı verebilir. Şimdi sizin “işten gelince yemeği yapmak zorundayım bu esnada ancak böyle dinleyebiliyorum” dediğinizi duyar gibiyim. Peki, ne yapmalıyız? Çocuğunuza meşgul olduğunuzu açıklayıp “……işim bitince seni rahat rahat dinlemek istiyorum” diyerek bir süreliğine mola isteyebilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta işiniz bitince, uyaranların olmadığı bir ortamda (televizyon, telefon gibi) sadece çocuğunuza dikkatinizi vererek “Şimdi seni dinliyorum” demek. Bu durumda çocuğunuz kendini özel ve önemli hissedecektir.

2

Hepimiz sosyal toplumun bir parçasıyız ve sürekli olarak çevremizdeki bireyler ile iletişim halindeyiz. İletişim kurarken yerine göre günaydın, nasılsınız, teşekkür ederim, lütfen, geçmiş olsun gibi nezaket sözcüklerini sıklıkla kullanırız. En yakınımız olan aile bireylerimize özellikle de çocuklarımıza karşı nezaket sözcüklerini kullanmada cimri davranmamalıyız.

Odanı toplandığın için sana teşekkür ederim…

Lütfen çorapları katlarken bana yardımcı olur musun?

3

Şüphesiz ki hepimiz çocuklarımızın kendi kararlarını verebilen, verdiği kararların sonucuna katlanabilen yani özgüvenli birey olmasını isteriz. Bunun için küçük yaştan itibaren “Hangisini istersin…” sorusu ile çocuklarımızı tanıştırmalıyız. Burada dikkat edilmesi gereken; çocuklara soru sorarken seçenekleri onlara belli etmeden sınırlandırmaktır. Çok seçenek olduğu zaman çocuklar özellikle de yaşları küçük olanlar seçim yapmakta zorlanabilirler.

Mavi pantolonumu yoksa kırmızı pantolonumu giymek istersin?

Okula giderken yanına topunu mu yoksa arabanı mı almak istersin?

Resim1

Anne babalar biz eğitimcilere “kızım/oğlum okulda neler yaptığını hiç anlatmıyor, neden?” sorusunu sorarlar. Küçük çocuklar için bazı sorular uzun, bazılarının cevaplanması zor, bazıları da nereden başlayarak cevap vereceğini bilemediği büyüklüktedir. Tüm günü tek bir soruda sormak ve buna cevap beklemek hayal kırıklığı yaşamanıza neden olabilir. Genel olarak çocuklar bugün okulda ne yaptın sorusuna “hiçbir şey” cevabını verirler. Zamanı sınırlandırarak sorular sormak çocuğunuzun daha kolay cevap vermesine yardımcı olur. Ayrıca nasıl anlatılacağına dair öğrenmeye gereksinim duyarlar ki bunun içinde model olmak gerekir.

Ben öğlen yemeğinde mercimek çorbası içtim, siz yemekte hangi çorbayı içtiniz?

Bugün Ayşe teyzen kahve içmeye geldi çok mutlu oldum, senin hangi arkadaşların okula gelmişti?

5

Çocuklarımızın başarıları ve iyi yaptıkları işler karşısında gururlanır ve mutlu oluruz. Genelde böyle anlarda bu gururu ve sevinci onlara ifade eder ya da davranışlarımızla belli ederiz. Övgülerimizi verme konusunda cömert davranmalı fakat çocuğumuza sadece başarılı olduğu zaman onunla gurur duyuyormuşuz gibi hissettirmemeliyiz. Ortada bir başarı yokken bile;

İyi ki benim çocuğumsun, seninle gurur duyuyorum…

Senin annen olmaktan dolayı çok mutluyum, demekten kaçınmamalıyız. Bu ifadelerle çocuğumuza seni her halinle ve koşulsuz seviyorum mesajını vermiş oluruz.

6

Çocukların sorun çözme becerilerinin gelişmesi ve bunun sonucunda da başarı duygusunu tatması önemlidir. Zorlandığı noktada bizim ona destek vereceğimizi her zaman hissettirmeliyiz. Fakat bu onun yerine sorunları bizim çözeceğimiz ya da ödevini bizim yapacağımız anlamına gelmemelidir.

Pantolonunu giy lütfen, düğmeyi iliklemede ben sana yardım edebilirim…

Şimdi ödevlerini yapabilirsin, zorlandığın bir problem olursa benden yardım isteyebilirsin…

7

Çocuklarımızın içinde bulundukları yaş dönemine ve becerilerine göre bize yardım edebilecekleri ev işleri mutlaka vardır. Becerileri doğrultusunda verdiğimiz görevleri yerine getiren çocuklar hak ettikleri övgüleri de almalıdırlar. Böylece çocuğunuz hem size yardım etmiş olmaktan dolayı kendini iyi ve işe yarar hissedecek hem de kendine olan güveni artacaktır.

“Ben çorbayı karıştırırken sende masaya tabakları koyar mısın?” diyerek yardım istemek, sonrasında da “Serdar bu harika masayı Sıla hazırladı” diyerek başarı ve çabayı takdir etmek gerekir.

8

Çocuklarımızı dikkatle dinlemeli ve dinlerken duygularını anlamaya çalışmalıyız. Anladığımızı da onlara belli etmeliyiz. Arkadaşı tarafından elinden zorla oyuncağı alınan çocuğumuz bize olayı aktarırken;

“Arkadaşın böyle davrandığı için üzgünsün” ya da

“Sana böyle davrandığı için ona kızgınsın”…demek seni anlıyorum mesajı verecektir.

9

Çocuğumuzun yaptığı her şey mükemmel olmayabilir ya da çabaları başarı ile sonuçlanmayabilir. Çocuğun her yaptığı şey karşısında büyük övgülerde bulunmak, çocuğun kendini doğru değerlendirmesine engel olabilir. Yapılan ürün kadar o ürünü oluşturmada gösterdiği çabayı da takdir etmek gerekir. Çocuğun yaptığı bir resim hakkında konuşurken;

“Harika bir resim olmuş sen tam bir ressamsın” demek yerine,

“Çok güzel bir resim olmuş, özellikle çiçeği yaparken kullandığım renk karışımını çok beğendim” demek daha uygun olacaktır. Böylece çocuğunuz bir sonraki resmini yaparken hangi rengi nereye kullanırsam daha iyi oluru düşünecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir