Sorumluluk sahibi çocuk yetiştirme…

Sözlük anlamına baktığımız zaman sorumluluk;

“Kişinin kendine ve başkalarına karşı yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini (ben buna görevlerini demeyi daha uygun buluyorum) zamanında yerine getirmesi zorunluluğudur.”

Sorumluluk sahibi çocuğun özelliklerine baktığımız zaman;

  • Gelişim dönemine uygun olarak kendine ait sorumlulukları yerine getirebilir,
  • Kendine güven duyar,
  • Gereksinimlerini karşılayabilir,
  • Karşısındaki kişilere karşı saygılı davranır ve onların haklarını ihlal etmez,
  • Bağımsızdır.
  • Aynı zamanda yaptığı işi sonuna kadar götürebilir ve yaptığı bir davranışın olası sonuçlarına katlanmayı göze alabilir.

Çocuğun kendi kendini yöneten, yüksek benlik saygısına sahip, doyumlu bir birey olarak gelişmesi, büyük ölçüde ona sağlanan fırsatlara ve anne babasının yaklaşımına bağlıdır. Sorumluluğu öğrenmek de tıpkı diğer becerileri öğrenmek gibidir. Çocuk ne kadar çok denerse bu konuda o kadar çok başarılı olur.sorumluluk 3

“Okul çantasını kendisi hazırlamıyor, hazırlasa da hep bir şeyler eksik oluyor”

“Silgisini, kalemini sürekli olarak kaybediyor”

“Evde bütün eşyaları darmadağınık”

“Dolabı her zaman dağınık, ne söylesem bir türlü toplamıyor”

“Ödevlerini yapmasını sürekli olarak ben ona hatırlatıyorum”

“Yemek saatinde saatlerce çağırıyorum, oyunu bırakıp gelmiyor”

“Oyuncaklarını dağınık olarak bırakıyor, kesinlikle sepete kaldırmıyor” Bunlar anne babaların sıkça dile getirdikleri ve çocuklarının sorumsuzluğuna dair şikayetlerinden sadece bir kaçı.

Anne-Baba Tutumları Çocukta Sorumluluk Duygusunun Gelişimini Nasıl Etkiler?

Aşırı koruyucu anne-babalar:

“Hava çok soğuk kazak giy”

“Çorbanı yemezsen hastalanabilirsin”

“O çocukla oynama. Sana kötü davranabilir, kötü sözler öğretebilir”

“Senin uykun geldi. Getir ödevini ben tamamlayayım sen de yat uyu yoksa yarın sabah uyanamazsın”

“Ödevlerine ben yardım etmezsem derslerini yetiştiremiyor”

Bu sözleri aşırı koruyucu anne babalardan duyarız. Bu anne babalar; çocukları hakkında her şeye karar vererek onları tehlikelerden, hayatın zorluklarından koruduklarını düşünürler. Ayrıca çocuğun kararlarında ve seçimlerinde söz sahibi olup, yapacağı işlerde aktif olarak görev alarak, çocuklarına karar verme, davranışlarının sonuçlarını yaşama olanağı tanımazlar. Çocuğun kendine güven duymasını engelleyerek, bağımlı bir kişilik geliştirmesine sebep olurlar. Özgüveni ve bağımsızlığı gelişmeyen çocukta sorumluluk duygusu da gelişemez.

Otoriter anne-babalar:

“Sus konuşma!”

“Matematikten zayıf aldığın sürece televizyon izlemen yasak”

“Tabaktaki yemeği bitirmediğin sürece masadan kalkamazsın”

Bu anne-babalar, çocuğa aşırı baskı ve katı kurallar uygularlar. Çocuğa kendini ifade etme imkanı vermezler. Otoriter tutum içinde yetişen çocukların, kendi kararlarını alamayan ve başkalarına bağımlı, uyumsuz davranışlar sergileyen, iletişim sorunları yaşayan, rekabet edemeyen ve hassas bireyler olmaları muhtemeldir. Bu atmosferde büyüyen çocukta sorumluluk duygusunun gelişmesini beklememek gerekir.

Aşırı hoşgörülü, çocuk merkezli anne-babalar:

“Aman büyüyünce zaten yatağını o toplayacak, şimdi ben toplayım bir şey olmaz”

“Yaşı küçük olabilir ama oda bir birey kimseye yer vermek zorunda değil”

“Bu akşam Ayşeler bize gelmek istiyorlar, gelsinler mi? Eğer sen istemiyorsan gelmesinler?”

Aile içinde alınan her karar, yapılacak her iş çocuğa sorulur. Çocuk isterse olur, istemezse olmaz yaklaşımı benimsenmiştir. Bu yaklaşımla büyüyen çocuk her türlü istek ve ihtiyaçlarının mutlaka karşılanacağı beklentisini geliştirir. Çocuk sosyal rolleri, hak ve sorumlulukları öğrenemez.

Tutarsız anne-babalar:

“Ben istediği her oyuncağı almıyorum ama babası öylemi her istediğini alıyor”

“Artık büyüdüğü için odasında yatması gerektiğini söylüyorum ama annesi üşür diye kıyamayıp tekrar bizim yatağa getiriyor”

Bazı anne babalar çocuğun eğitimi konusunda farklı görüşlerde olduğundan birbirleri ile tutarlı davranışlar sergileyemezler. Bazı anne babalar ise çocuğun aynı davranışı karşısında günden güne değişen tepkiler ortaya koyabilirler. (Bir gün kabul edilen davranış, başka bir gün kabul edilmeyebilir) Bu durum çocukta iç çatışmalara neden olur ve dengesiz, tutarsız bir kişilik oluşmasına yol açar. Hangi durumlarda neyi yapıp neyi yapamayacağını öğrenemeyen çocuk sorumluluğu da öğrenemez.

Demokratik anne-babalar:

Bu anne-babalar; çocuğa karşı destekleyici, güven verici, hoşgörülü yaklaşım içindedir. Aile içi kuralları çocuğa açıklarlar ve tutarlı olarak uygularlar. Çocuğa istek, ihtiyaç ve duygularını ifade etme, belli sınırlar içinde karar verme ve sonuçlarını yaşama fırsatı tanırlar. Yaşamı paylaşarak, yaşına uygun görevler vererek deneyim kazanmasını sağlarlar. Sorunlarına çözüm yolları bulması için onu yüreklendirirler. Böylece özgüveni yüksek, bağımsız, disiplinli, sorumluluk duygusu kazanmış çocuklar yetiştirirler.

Ancak sorumluluk; başkalarının söylediği her şeyi yerine getirme olarak düşünülmemelidir. Anne babasının, öğretmeninin ya da çevresindeki herhangi birinin söylediklerini sürekli olarak yerine getiren ve isteklerin nedenlerini sorgulamayan çocuğa sorumlu çocuk gözüyle bakmamak gerekir. Bu şekilde davranan çocuk, gerektiğinde öncelik vermesi gereken konuların ayrımını yapamaz.

Örneğin: Ertesi güne yetiştirmesi gereken ödevi varken, arkadaşı çağırdı diye parka giden çocuk sorumlu değildir.sorumluluk1

Çocuğa sorumluluk bilinci nasıl kazandırılır?

Çocuğumuzdan beklentilerimizin gerçekleşmesi durumuna göre onun sorumluluklarını öğrendiğini ya da öğrenmediğini düşünürüz. Her anne babanın çocuklarından beklentileri farklılık gösterir. Her çocukta aynı zamanda, aynı derecede sorumluluk alamaz ve öğrenemez. Sorumluluk duygusunun gelişmesinde çocuğun kişilik özelliğinin ve yaşının önemi büyüktür. Dikkat edilmesi gereken nokta çocuğun kendi işini yaparken engellenmemesidir.

Koruyucu anne-babalar bebeklikten itibaren “O yiyemez, daha çok küçük” ”O giyemez, ben giydireyim” diyerek çocuğa ait işleri kendileri yaparlar. İlköğretim çağına gelindiğinde okul çantasını hazırlama işi bile annenin görevidir. Bazı anne babaların abartarak çocuğun yerine ev ödevlerini bile yaptığı görülür. Bir soru sorulduğunda çocuğun yerine cevap vermeye kalkan anne-babaları (dış ses anne babalar) sıkça görürüz. İşte bu ve benzeri davranışlar çocukta sorumluluk duygusunun gelişimini engellediği gibi kişilik gelişimine de olumsuz etki yapar.

Her ihtiyacı anne-baba tarafından karşılanan, devamlı neyi nerede ve nasıl yapacağı kendisine hatırlatılan, yanlış yaptığında azarlanan ve kınanan çocuklar, gölge bir kişiliğe sahip olabilirler. Anne babaya sormadan bir iş yapmayı tercih etmezler, kendilerine karşı güvenlerini kaybedebilirler. Karşılaştıkları bir problemi çözmekte güçlük çekebilirler. Böyle çocuklarda okul korkusu çok yaygındır, okula uyum sağlamakta zorluk çekebilirler. Duygularını, tepkilerini rahatça ifade etmesine, gerektiğinde ‘hayır’ demesine izin verilmeyen çocuklar; bağımsız bir kişilik geliştiremediği için sorumluluk duygusu kazanmakta da zorlanırlar.

Sorumluluk sahibi çocuklar yetiştirmek ve bunu yapabilmek için bir takım yetenekler geliştirmesine ve beceriler kazanmasına rehberlik etmek anne babaların sorumluluğudur. Bu sürecin erken yaşta başlaması ve kararlılıkla sürdürülmesi gerekir.

Yaşa göre çocukların alabilecekleri sorumluluklar nelerdir?

2 – 3 yaş çocuklarının alabilecekleri sorumluluklar:

  • Oyuncaklarını toplayarak sepete ya da kutuya kaldırabilir,
  • Kitap veya dergileri üstüste dizebilir,
  • Peçete, çatal ve kaşıkları masaya götürerek hazırlık aşamasına yardım eder, düzgün olmamakla birlikte masada yerlerine yerleştirir,
  • Kendi yemeğini yiyebilir,
  • Yemekten sonra kirli tabakları lavabonun içine kaldırabilir,
  • Yardımla giyinip, soyunabilir,
  • Ayakkabılarını çıkardıktan sonra vestiyere kaldırabilir,
  • Diş fırçalama, tuvaletten sonra ellerini yıkama, sifona basma gibi temizlik işlerini yerine getirebilir,
  • Kendisi ile ilgili durumlarda sunulan seçeneklere göre karar verebilir. Kek mi yapalım, kurabiye mi yapalım? şeklinde iki seçenekten birini seçebilir.

4 yaş çocuklarının alabilecekleri sorumluluklar:

  • Sofrayı hazırlamaya yardımcı olabilir,
  • Oyun oynadıktan sonra oyuncaklarını veya kendine ait eşyaları yerlerine kaldırabilir,
  • Oyun oynarken nerede olacağını anne babasına haber verebilir,
  • Toz alma gibi basit ev işlerinde yardımcı olur,
  • Bulaşık makinesinin doldurulmasına ya da boşaltılmasına yardım edebilir,
  • Alışveriş dönüşü malzemelerin yerleştirilmesine yardımcı olur,
  • Alışveriş sırasında malzemelerin raflardan alınmasına yardımcı olabilir,
  • Basit bazı yiyeceklerin hazırlanmasına yardım edebilir, (meyve salatası hazırlamak…)

5 yaş çocuklarının alabilecekleri sorumluluklar:

  • Sofrayı, her şeyi yerli yerine koyarak hazırlayabilir,
  • Yatağını düzeltebilir, odasının temizlenmesinde yardımcı olabilir,
  • Basit bir kahvaltıyı hazırlayabilir,
  • Yemekten sonra kirli tabak, çatalı lavabonun içerisine ya da bulaşık makinesine kaldırabilir,
  • Giyeceklerini önerileri dikkate alarak seçer ve kendi başına giyinir,
  • Kirli giysileri sepete atabilir,
  • Telefona gerektiği şekilde cevap verebilir,
  • Ayakkabılarını bağlayabilir,
  • Kendi kendine hazırlanabilir. (saçını tarama…)sorumluluk2

Sorumluluk duygusu kazandırmada anne babaya düşen görevler nelerdir?

  • Çocuğunuz sizinle işbirliği yapsa da yapmasa da koşulsuz sevgi ve onay gösterin. Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlayın.
  • Çocuğunuzun size bağımlı olduğunu düşünüyorsanız aşırı koruyucu tutumunuzu değiştirin.
  • Unutmayın ki çocuğunuz sorumluluklarını yerine getirmiyorsa bu muhtemelen sizin ona zamanında fırsat tanımadığınızdan kaynaklı olabilir.
  • Çocuğunuzun kendi davranışlarının sorumluluğunu almasına ve iyi gitmeyen davranışlarını değiştirmesine fırsat verin.
  • Çocuğa yaşına uygun sorumluluklar listesi hazırlayın. Sorumluluğunu üstlenmek istediği işleri bu listeden seçmesine fırsat verin ve onun doğru kararlar verebileceğine olan güveninizi koruyun. Bu listeden seçim yapması konusunda onu zorlarsanız ya da yapacağı işleri siz seçerseniz sorumluluk duygusunu geliştirmeniz zorlaşır.
  • Ev ile ilgili sorumlulukları çocuklarınız arasında paylaştırırken adil olun. Bunun en iyi yolu işlerin sırayla yapılmasıdır.
  • Çocuğun kırıp dökmesinin ve yaşadığı olumsuz deneyimlerin öğrenmenin gerekli şartı olduğunu unutmayın. Bardağa su koyarken taşırması…
  • Çocuğunuzun yaptığı yanlış seçimlerin (tehlikeli işler ve kendine zarar verecek şeyler yapmadığı sürece) sonuçlarını yaşamasına izin verin ki onlardan bazı dersler çıkarabilsin.
  • Çocuğunuza yardım edeyim derken, onda sorumluluk duygusunun gelişmesini engelleyebileceğinizi unutmayın. Tabi ki işin nasıl yapılacağını bilmiyorsa ona bunun yöntemini göstermek gerekir ama bu onun işlerini sizin yapmanız anlamına gelmemelidir.
  • Çocuğunuza uygun model oluşturun. Çünkü sorumluluk kazandırmak istediğiniz halde sizin sorumluluklarınızı yerine getirmemeniz onu olumsuz etkileyecektir.
  • Çocuğunuz sorumluluklarını yerine getirmediği zaman ne gibi ceza veya yaptırımlarla karşılaşabileceğini söylemek yerine işini bitirdiğinde onu manevi yönden destekleyerek (aferin, çok güzel oldu, teşekkür ederim gibi) güven duygusunun ve sorumluluk bilincinin gelişmesini sağlayın.
  • Çocuğunuzun yaşına uygun sorumlulukları yerine getirmesini beklerken asla sizin kadar sorumlu olmasını beklemeyin.

Kendine yetebilen, gereksinimlerini karşılayabilen, kendine güvenen, bağımsız, sorumluluklarının bilincinde ve yerine getirebilen genç bir nesil yetiştirebilmek dileğiyle…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir