Keşke çocukların keşkeleri olmasa…

Keşke mevsim yaz olsa,

Keşke annemi hep görebilsem,

Keşke okulu yarıda bırakmasaydım,

Keşke yokluk, açlık ve savaşlar olmasa,

Keşke yemekler draje şekline dönüşse de hap gibi yutsak 🙂 (diyenler vardır kesin)

Keşke, keşke, keşke…

Herkesin yeri geldiğinde açıkça ifade ettiği ya da içinde sakladığı bir keşkesi mutlaka vardır.

Nedir keşke? Sözlük der ki; dilek anlatan cümlelerin başına gelir (dilerdim ki, ne olurdu gibi) özlem ya da pişmanlık bildirir. Elimizde olmayan, sahip olamadıklarımız, özlediklerimiz, hayal ettiklerimiz, zorlandıklarımız, sorunlarımız, yaptıklarımız ya da yapmayı istediklerimiz, hasretliklerimiz vb. Hepsi bizim için bir keşkedir.

ABD Denver’da Kyle Schwartz isimli bir öğretmen üçüncü sınıf öğrencilerine, onların duygularını anlamak, daha iyi tanımak ve kendilerini rahat ifade edebilmelerine fırsatı vermek amacıyla bir ödev vermiş. Son derece basit ve kolay bir ödevmiş. Her bir öğrencisi için bir kart hazırlamış. Üzerinde;

“Keşke öğretmenim bilseydi”

yazan bir kart. Öğrencilerinden; öğretmenlerinin bilmesini istedikleri şeyleri yazmalarını istemiş.

İşte o öğrencilerin yazdığı bazı keşkeler;

“Keşke öğretmenim; benimle oyun oynayacak bir arkadaşımın olmadığını bilse”

“Keşke öğretmenim; evde ödevimi yapacak kalemimin olmadığını bilse”

“Keşke öğretmenim; annemin evde çok durmadığı için okuma çizelgemi imzalayamadığını bilse”

“Keşke öğretmenim; doğum günümün Şubatta olduğunu bilse”

“Keşke öğretmenim; çok fazla ve zor ödev verdiğini bilse, özellikle matematikten”

“Keşke öğretmenim; sınavdan düşük not alma nedenimin stres olduğunu bilse”

“Keşke öğretmenim; hiç bir şey yapmadan da beni sınavlardan geçirmeyi bilse”

“Keşke öğretmenim; babamı ne kadar özlediğimi bilse. Ben onu altı yıldır görmüyorum”

“Keşke öğretmenim; büyükannemin kanser olduğunu bilse”

“Keşke öğretmenim; onu ne kadar çok sevdiğimi bilse”

“Keşke öğretmenim; dişimin sallandığını ve birkaç gün içinde düşeceğini bilse”

“Keşke öğretmenim; ünlü birisi olmak istediğimi bilse”

“Keşke öğretmenim; arkadaşlarımın benimle çok uğraştığını bilse. Çünkü bundan hiç hoşlanmıyorum”

Öğrencilerin yazdığı keşkelerde aile sırları, kaygıları, üzüntüleri, merakları, heyecanları, kayıpları, özlemleri, idealleri, hayalleri ve en derin duyguları var.

Bazen biz yetişkinler hayatın sadece bize zor geldiğini, üzüntülerin bize ait olduğunu, yokluğun ya da varlığın hatta hayallerin bizim için olduğunu düşünürüz. Çocukların duyguları yokmuş gibi davranırız. Çocuk çocuktur çünkü. Okula gider, ders çalışır, oyun oynar, eğlenir, büyür…

Peki, duygular… Çocukların duyguları yok mu? Elbette var. Onlarda sevinir, üzülür, merak eder, şaşırır, korkar, heyecanlanırlar. Sadece bu duygularını nasıl ifade edeceklerini, ettikleri zaman da kabul görüp görmeyeceğini bilemezler.

Kyle öğretmen duygularını rahatça ifade edebilmeleri için öğrencilerine çok güzel bir fırsat sunmuş. Hem ders gibi hem çocukça hem güvenli bir atmosferde hem de duygularından dolayı eleştirilmeyeceğini ve kabul göreceğini bildikleri özel bir fırsat.

Kendini değerli hisseden bireyler, duygularını açık ve rahat bir şekilde ifade ederler. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; ifade edilen duyguların yargılamadan, içtenlikle, kızgınlıklar ve eleştiriler olmadan kabul edilmesidir.

Büyükannesi hasta olan çocuk üzgün,

Arkadaşı olmayan çocuk yalnız ve dışlanmış,

Kalemi olmayan çocuk yoksunluk hissediyordur.

İçinden bunları hissediyordur ama “Ben üzgünüm” “Benim arkadaşım yok yalnızım” “Ben mutsuzum” kelimelerini kullanarak duygularını ifade edemiyordur. Bu düşünceler onun kalbinde ve beynindedir. Öfkelidir, saldırgandır, dalgındır, enerjisi düşüktür. Çünkü duyguları davranışa dönüşmüştür. Biz yetişkinlere düşen görev duygularını ifade etme konusunda çocuklara yardımcı olmak, onları dikkatle izlemek, can kulağıyla dinlemek, duygularını olduğu gibi kabul etmek ve olumsuz duyguları dışa nasıl yansıtacağı konusunda model olmaktır.

Hayatınızda sadece ve sadece güzel keşkelerin olması dileğiyle…